ANKARA TİCARET ODASI 9 DALDA MESLEK STANDARTLARINI BELİRLEMEK ÜZERE

MESLEKİ YETERLİLİK KURUMU TARAFINDAN YETKİLENDİRİLDİ

 

Ankara Ticaret Odası (ATO), 9 meslek dalında standartları belirlemek üzere Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından yetkilendirildi.

ATO ile MYK arasında “Meslek Standardı Hazırlama İşbirliği Protokolü” imzalandı.

ATO Başkanı Sinan Aygün, ATO bünyesindeki 64 meslek komitesinin yaptığı çalışmaya göre, yoğun işsizliğe rağmen 131 meslek meslek dalında nitelikli eleman sıkıntısı yaşandığını vurguladı. Türkiye’de resmi işsizlik oranının yüzde 13.4’e, gençlerde ise bu oranın yüzde 24.3’e ulaştığını belirten Aygün, “TÜİK verilerine göre her dört gençten biri işsiz... 1 milyon 148 bin genç işsizimiz var ama bunların arasından bir tane kepçe operatörü bulamıyoruz. Bir çelişki gibi görülebilir ama işsizlik artarken nitelikli eleman ihtiyacı da artıyor. Bazı sektörlerde iş var ama işe uygun eleman yok” dedi.

Aygün, ATO Meslek Komitelerinin yaptığı çalışmaya göre, inşaat sektöründe çatı ustası, kalıpçı, sıvacı, iskeleci, parkeci, fayansçı, kepçe operatörü, demirci, alçıcı, boyacı, izolasyoncu, tuğlacı, elektrik tesisatçısı, su tesisatçısı, tekstil sektöründe terzi, ütücü, overlokçu, perdeci bulunamadığını söyledi. Aygün, iş piyasasının ihtiyaç duyduğu meslek dallarından bazılarını şöyle sıraladı:

Kuyumcu ustası, gümüş işleme ustası, eczacı kalfası, gözlük teknisyeni, dizgici, renk ayırımcı, grafiker, ozalitçi, tornacı, ince sac ustası, lastik tamircisi, oto boyacısı, araba yağlamacı, kaportacı, motor teknisyeni, eksozcu, döşemeci, oto elektrikçi, köseleci, çoban, asansörcü, teknik ressam,  kadastro uzmanı, cam eşya imalatçısı, elektronik teknisyeni, bilgisayar yazılımcısı, ayakkabı ve çanta imalatçısı, marangoz, telefon operatörü, yufkacı, tatlıcı, pastacı, aşçı, şarküteri tezgahtarı, otel kat görevlisi,  telefon tamircisi, diş teknisyeni, maden işçisi, büro makinaları tamircisi, saraciye ustası, fotoğrafçı, kaloriferci, klimacı…

Türkiye'de işsizliğin, nitelikli iş gücü ve verimli istihdam olmamasından  kaynaklandığını söyleyen Aygün, “Türkiye’de işsiz yok, ne iş olsa yaparım diyenler, yani hiçbir konuda uzman olmayanlar var” dedi.

Emek arzı ile emek talebi arasındaki dengesizliğin sanayiyi tehdit ettiğine dikkati çeken Aygün, pek çok sanayicinin nitelikli eleman bulamadığı için işini büyütemediğini ve yeni iş kurmaya cesaret edemediğini bildirdi. Aygün, emek arzı ile emek talebi arasındaki dengesizlik ortadan kaldırılmazsa, Türk sanayisinin 10 yıl içinde ağır darbe yiyeceğini önü sürdü.

 

NİTELİKLİ ELEMAN İHTİYACI GENÇ İŞSİZ SAYISINDAN FAZLA

Türkiye’nin 400 bini acil olmak üzere 1.5 milyon nitelikli elemana ihtiyacı olduğuna işaret eden Aygün, “Bu rakam genç işsiz sayısından fazla... Dolayısıyla nitelikli eleman sorununu çözersek gençlerde işsizlik sorununu da büyük ölçüde çözmüş olacağız” dedi.

Nitelikli eleman ihtiyacının artması nedeniyle meslekler için belli standartların oluşturulmasının zorunlu hale geldiğini kaydeden Aygün, Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun ATO’yu pazarlama ve tedarik alanında 9 meslek için mesleki standartlar belirlemekle yetkilendirdiğini söyledi.  

 

 

“10 YIL SONRA MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ İSTENİR”

esleki standartlara uygun olan kişilere bir süre sonra mesleki yeterlilik belgesi de verebileceklerini belirten Aygün, “İnanıyorum ki bu belge önümüzdeki 10 yıl içinde işverenler tarafından mutlaka istenen bir belge haline gelecek” diye konuştu.

ygün, Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun 2006 yılında çıkarılan bir yasa ile kurulduğunu, MYK’nın ulusal meslek standartlarını oluşturarak Türkiye’de mesleki yeterlilik sistemini yerleştireceğini ifade etti. Aygün, sistemin sağlayacağı yararları şöyle anlattı:

İşveren açısından bakacak olursak, işe alınacak kişinin taşıması gereken bilgi ve becerilerin önceden bilinmesi, yanlış kişiyi istihdam ederek para ve zaman kaybetme riskini azaltır. İşin gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip, değişen koşullara ayak uydurabilen kişilerin istihdam edilmesi işverenin rekabet gücünü artırır. Mesleki yeterlilik belgelerine sahip nitelikli işgücü istihdamının yaygınlaştırılması ile tüketiciye daha kaliteli mal ve hizmet sunulabilir. Çalışanlar açısından bakıldığında, meslek standartları kişiye, bir işi başarıyla ve işveren tarafından kabul edilebilir ölçülerde yapabilmesi için sahip olması gereken bilgi ve becerilerin ve kullanması gereken ekipmanın neler olduğunu gösterir. Bir işe başvururken sahip olduğu bilgi ve becerileri sergileme olanağı verir. Meslek standartları kişiye, yeni bir iş öğrenme ya da iş değiştirme durumunda neleri öğrenmesi ve bilmesi, dolayısıyla kendini nasıl geliştirmesi gerektiğini gösterir.”

Türkiye’de mesleki ve teknik eğitimin okullar arasında farklılık gösterdiğini, bu okullardan mezun olan kişilerin aynı yeterliliklere sahip olmadıklarını ve iş piyasasında yeterince talep görmediklerini vurgulayan Aygün, “Eğitim sistemi ile iş piyasası arasında derin uçurumlar var. Okullardan, iş piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanlar yetişmiyor. Mesleki yeterlilik sistemi, eğitim sisteminin kendisini gözden geçirmesine vesile olacak” dedi.