Ankara Ticaret Odası Web Portali
Görüşlerinizi
Paylaşın
5. ULUSLARARASI ANKARA MARKA BULUŞMALARI BAŞLADI

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ: " HEDEFİMİZ ANKARA'YI KÜRESEL DÜZEYDE TEKNOLOJİ ÜRETEN, DEĞER OLUŞTURAN VE GÜÇLÜ BİR MARKA KİMLİĞİ TAŞIYAN BİR MARKA HALİNE GETİRMEKTİR"

ATO BAŞKANI BARAN: "YAPAY ZEKÂ SADECE BİR TEKNOLOJİ DEĞİL; BİR KALKINMA MODELİ, BİR REKABET GÜCÜ VE BİR GELECEK İNŞA ARACIDIR"


BARAN: "GELECEĞİ TAKİP EDEN DEĞİL, GELECEĞİ TASARLAYAN OLMAK DURUMUNDAYIZ"


ATO BAŞKANI BARAN: "ANKARA'YI TEKNOLOJİ, DEĞER VE KÜLTÜR ÜRETEN BİR MARKA ŞEHİR HALİNE GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ"


24 Nisan 2026-Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) bu yıl beşincisini düzenlediği 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları, ATO Congresium Kongre ve Sergi Salonu'nda başladı.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz,  iş dünyası temsilcileri, akademisyenler, sanatçılar, öğrenciler ve çok sayıda davetlinin katılımı ile gerçekleştirilen açılış programında bir konuşma yapan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara Ticaret Odası'nın bugünün yanı sıra geleceğin ekonomisini de düşünerek çalışmalar yaptığını belirterek, "170 bini aşkın üyemizle birlikte, ticareti, teknolojiyi ve markalaşmayı aynı eksende buluşturan bir anlayışla yol alıyoruz. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları da bu vizyonun en somut, en güçlü yansımalarından biri" dedi.


Bu yıl 5'incisini düzenledikleri Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları etkinliğinin, markayı temsil eden "brand", aklı temsil eden "brain" ve yapay zekâyı temsil eden "AI" kavramlarının birleşimini ifade eden "Braind Conference" teması ile gerçekleştirildiğini, sloganlarının ise "Marka yapan zekalar, yapay zeka ile buluşuyor" olduğunu kaydeden Baran, yapay zekânın günümüzde sadece bir teknoloji olarak değil, çok daha geniş bir anlam taşıdığına dikkat çekti. Baran, "Yapay zekâ, sadece bir teknoloji değil; bir kalkınma modeli, bir rekabet gücü ve bir gelecek inşa aracıdır." diye konuştu.


"MESELE SADECE TEKNOLOJİYE SAHİP OLMAK DEĞİL"


Yapay zekâdan veri analitiğine kadar tüm teknolojilerin, markalara 'Müşterini tanı, ihtiyacını önceden gör ve ona özel değer üret' mesajı verdiğini anlatan Baran, " Yapay zekâ; marka, şehir ya da ülke vizyonunun merkezine yerleştiğinde; yollar kısalıyor, adeta otobanlar genişliyor ve hız artıyor. Bu yüzden mesele sadece teknolojiye sahip olmak değil, onu doğru konumlandırmak" dedi.


Her güçlü dönüşüm gibi yapay zekanın da beraberinde büyük fırsatlar ve yeni riskler getirdiğine dikkat çeken Baran, "Siber güvenlikten istihdama, enerji ve su tüketiminden etik meselelere kadar birçok başlığı birlikte düşünmek zorundayız" diye konuştu.


-ADİL VE ŞEFFAF YAPAY ZEKA-

İnsanı merkeze alan bir dönüşümün inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Baran, "Yapay zeka, adil ve şeffaf olmalı, insanlığı ve insanca yaşamı güçlendirmeli, insan onuruna hizmet etmeli, toplumsal fayda üretmeli ve adil rekabeti desteklemeli. Bugün attığımız her adım, aslında geleceğin dünyasını şekillendiriyor. Eğer bu süreci doğru yönetemezsek, hız bizi ileriye değil, hataya götürebilir. Ancak doğru yönetirsek, ülkemizi ve şehrimizi çok daha güçlü noktaya taşıyabiliriz" dedi.

Türkiye'nin yapay zeka ile yeni tanışmadığını belirten Baran, savunma sanayisindeki başarı ile yapay zeka arasında çok güçlü bağ olduğunu aktardı. Savunmanın sadece fiziksel güçle değil, veriyle, algoritmalarla ve karar hızlarıyla şekillendiğine değinen Baran, Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısının, yapay zekayı sadece kullanan değil, geliştiren ülke olma yolunda attığı adımlardan kaynaklandığını kaydetti.


-MARKA TEKNOLOJİ RUH VERİR-

Ankara'nın bu alanda önemli bir avantaja sahip olduğunu vurgulayan Baran, "Savunma sanayi ekosistemi; sağlık, ulaşım, güvenlik gibi alanları besleyerek, Başkent'i bir marka üretim üssü ve teknoloji çekim merkezi haline getirebilir. Marka ile yapay zeka, yani teknoloji arasındaki ilişki doğrudan bir varlık ve rekabet meselesidir. Teknoloji markayı büyütür, hızlandırır ve güçlendirir. Marka ise teknolojiye ruh verir, anlam katar ve onu insanla buluşturur. Bu yüzden 'yapan zeka ile yapay zekanın buluşması', sadece teknik bir birleşim değildir" dedi.

Yapay zeka ve yapan zekanın buluşmasının adalet, vicdan, etik ve fırsat eşitliği gibi değerlerle şekillenmesinin önemine işaret eden Baran, Ankara'nın sahip olduğu üniversite, teknokent ve güçlü kamu altyapısıyla bu yarışta çok önemli avantaja sahip olduğunu vurguladı. Ankara'yı teknoloji, değer ve kültür üreten marka şehir haline getirmeyi hedeflediklerinin altını çizen Baran,  "Değişimin içinde yer almamız kaçınılmaz. Yapay zekayı en hızlı adapte eden ve ekonomik değere dönüştüren şehirlerden biri olmak zorundayız. Geleceği takip eden değil, geleceği tasarlayan olmak durumundayız. Bu nedenle Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları'nı sadece bir etkinlik olarak değil, geleceği birlikte düşünme ve tasarlama zemini olarak görüyoruz" diye konuştu.


Baran, iki gün devam edecek programda alanında uzman konuşmacılarla, panellerle, eğitimlerle ve deneyim alanlarıyla, yapay zekadan markalaşmaya uzanan geniş bir perspektifin ele alınacağını söyledi. 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, açılışta yaptığı konuşmada, küresel ekonominin alışılmış dengelerin ötesine geçen bir dönüşüm sürecinde olduğunu belirterek, "Eski dünya artık geride kalıyor. Eski oluşmuş düzen zayıflıyor, uluslararası kurumlar ve kurallar güç kaybediyor. Yeni bir düzen de henüz tam oluşmuş değil. Dolayısıyla bir geçiş sürecindeyiz. Böyle dönemler hem risklerin hem de fırsatların yüksek olduğu dönemlerdir. Ülkemiz inşallah istikrarını koruyarak nitelikli, genç, dinamik nüfusuyla ve doğru politikalarla bu süreçten en karlı çıkan ülkelerden biri olacaktır" dedi.

"YAPAY ZEKA ELEKTRİK GİBİ YATAY BİR TEKNOLOJİDİR"

Yapay zekanın tüm sektörleri etkileyen dönüştürücü gücüne değinen Yılmaz, "Yapay zeka teknolojilerden bir teknoloji değil, yatay bir teknolojidir. Tüm alanları etkileyen bu teknolojiyi elektriğe benzetebiliriz. Dolayısıyla tüm kavramları etkilediği gibi markalaşmayı da etkiliyor. Marka geçmişte daha çok tanıtım ve görünürlük üzerinden değerlendirilirken, bugün veriyi işleyebilen, öngörü üretebilen ve stratejik karar alma kapasitesi geliştirebilen bir organizasyon yapısını ifade etmektedir. Marka, akıl ve yapay zeka birlikte çalıştığında sürdürülebilir bir rekabet gücü ortaya çıkmaktadır" dedi.

"TEKNOLOJİYİ ETİK VE ADALETLE BİRLEŞTİRMELİYİZ"

Teknolojinin sunduğu fırsatlar kadar risklerin de doğru yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Bu teknolojinin artıları da var eksileri de. Doğru kullanılırsa insana destek olan, hayatını kolaylaştıran, refahı artıran, sosyal adalete hizmet eden bir araca dönüşür" dedi.

Bilimsel ve teknolojik ilerlemenin tek başına yeterli olmadığını kaydeden Yılmaz, "Bilgiyi ve teknolojiyi, etikle, ahlakla, hukukla, adaletle, merhametle birleştirmediğiniz sürece; insana fayda üretmediğini, tam aksine yıkıcılığı daha üst seviyelere çıkardığını görüyoruz. Biz Türkiye olarak bu çerçevede şöyle diyoruz, güçlüysem haklıyım anlayışını doğru bulmuyoruz. Hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız" diye konuştu.

"BAĞIMSIZLIK İÇİN TEKNOLOJİYİ ÜRETEN KONUMDA OLMALIYIZ"

Türkiye'nin teknoloji vizyonuna dair değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, "Bugünkü dünyada teknolojiyi sadece kullanan konumdaysanız bağımlısınız demektir. Size çizilen sınırlar içinde hareket etmek durumundasınız. Ama teknolojinin gelişim süreci içine dahil oluyorsanız, siz üretiyorsanız, o zaman birey olarak da firma olarak da ülke olarak da daha bağımsız politikalar izleme imkanına sahip olursunuz. Biz de bu çerçevede hareket ediyoruz. Markalaşma tarafında da TURQUALITY programımızı bu teknolojik gelişmelere adapte ederek geliştiriyoruz. Markalaşmayı kapsamlı bir çerçevede ele alan, kurumsal kapasite yönetim kalitesini artıran, stratejik bir anlama ve teknolojik yetkinlikleri birlikte geliştirilmesini esas alan bir marka destek programı. Program kapsamında firmalarımızın marka bilinirliği güçlendirilirken, veri temelli karar alma süreçleri, dijital pazarlama uygulamaları, e-ihracat kapasites, müşteri deneyimi yönetimi alanlarında yetkinlik kazanmaları desteklenmektedir" dedi.

"ANKARA, KATMA DEĞERİ YÜKSEK EKONOMİ HEDEFİMİZİN MERKEZİNDEDİR"

Dönüşümün sadece firmalarda değil, şehirlerarasında da ciddi bir rekabet yarattığını vurgulayan Yılmaz, Ankara'nın bu yarıştaki özel konumuna dikkat çekerek, "Ankara'nın nitelikli insan gücü ve sosyal sermayesi var. Bunu bugünkü dünyada çok daha iyi değerlendirmek durumundayız" dedi.

Ankara'nın sadece siyasetin değil, ekonomisinin niteliğiyle de Türkiye'nin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, "Ankara'yı ekonomik olarak da çok önemli bir yere konumlandırdığımızı ifade etmek istiyorum. Ankara sahip olduğu üniversiteleri, teknokentleri ve güçlü kamu altyapısı ile önemli bir potansiyel. Yapay zeka ve ileri teknolojiler, Ankara'nın bu potansiyelini harekete geçiren ve hızlandıran bir kaldıraç rolü görüyor. Veriyi değere dönüştüren bu yapı, üretim süreçlerimizi hızlandırıp ekosistemimizi ileriye taşıyor. Ankara yeni nesil girişimlerin doğduğu, yüksek katma değerli üretimin gerçekleştirildiği ve küresel ölçekte rekabet eden markaların ortaya çıktığı bir merkez haline dönüşü. Hedefimiz çok daha güçlü bir şekilde Ankara'yı teknoloji üreten, değer oluşturan ve güçlü bir marka kimliği taşıyan bir şehir konumuna taşımak. Sadece ülkemizde değil, küresel düzeyde Ankara'yı bir marka haline getirmek" diye konuştu.

"SAVUNMA VE HAVACILIK ANKARA'NIN KİMLİĞİNİ ŞEKİLLENDİRECEK"

Ankara'nın marka değerinin derinleşeceği stratejik alanları sıralayan Yılmaz, "Başkent için odak alanları açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Savunma ve havacılık teknolojileri, yazılım ve yapay zeka, sağlık teknolojileri ve ileri mühendislik alanlarındaki birikim bu kimliği en güçlü şekilde şekillendirecektir. Bu alanlarda geliştirilen her yeni teknoloji ve uluslararası pazarlarda karşılık bulan her başarı, Ankara'nın adını daha görünür hale getirmektedir. Bu yönelim güç kazandıkça Ankara belirli alanlarda referans gösterilen bir şehre dönüşecektir. O zaman dünyayla bağlantılar yapay zorlamalarla değil, kendiliğinden ve doğal bir şekilde gelişecektir" diye konuştu.

5'inci Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları'nın ilk günü, paneller, eğitimler ve deneyim alanlarında gerçekleşen etkinliklerle devam etti.