Ankara Ticaret Odası Web Portali
Görüşlerinizi
Paylaşın
ATO BAŞKANI BARAN, 2026 YILI İKİNCİ ÇEYREK BÜYÜME VERİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

BARAN: "EKONOMİMİZİN BÜYÜME İRADESİNİ KORUMASI KIYMETLİ, ANCAK BÜYÜMENİN ÜRETİM VE YATIRIMLA GÜÇLENMESİNE İHTİYACIMIZ VAR"

 

"SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜMENİN YOLU, REEL SEKTÖRÜN ÜRETİM VE YATIRIM GÜCÜNÜ ARTIRMAKTAN GEÇİYOR"

 

31 Ağustos 2026 - Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde, küresel ticarette artan korumacılık, jeopolitik belirsizlik, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası ve yüksek finansman maliyetlerine rağmen yıllık bazda yüzde 2,3 oranında büyüdüğünü belirterek, "Bu saydığımız tabloya rağmen ekonomimizin büyüme iradesini 24 çeyrektir kesintisiz biçimde koruması çok önemli. Bu süreçten sonra ekonomimizi üretimden yatırıma, ihracattan istihdama uzanacak şekilde güçlü ve dengeli büyütmeyi hedeflememiz gerekiyor" dedi.

 

ATO Başkanı Baran, yazılı bir açıklama yaparak Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı ikinci çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi. Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğindeki yüzde 2,5'lik büyümenin ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüdüğünü, kaydeden Baran, cari fiyatlarla GSYH'nin geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

 

-SANAYİDE YENİDEN ARTIYA GEÇİLMESİ OLUMLU-

 

Büyümenin sektörel dağılımına bakıldığında tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün yüzde 13,3 ile ikinci çeyreğin en yüksek büyümesini gerçekleştirdiğini kaydeden Baran, bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 8,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetlerinin yüzde 4, sanayi sektörünün ise yüzde 2,4, finans ve sigorta ile gayrimenkul faaliyetlerinin yüzde 2,1, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetlerinin yüzde 2 arttığını, inşaat sektörünün ise yüzde 1,9 daraldığını söyledi. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,8 daralan sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyüyerek yeniden pozitif bölgeye geçmesinin önemli olduğunu belirten Baran, "Sanayi sektöründe büyüme oranının yükselmesi ekonomideki hareketlenmenin de göstergesi. Sanayi çarklarının hızlı dönmesi, tedarikçiden lojistiğe, ticaretten ihracata ve istihdama kadar geniş bir alanı etkileyecektir" diye konuştu.

 

-YATIRIMLARDA SINIRLI ARTIŞ-

 

Hanehalkı nihai tüketim harcamalarının ikinci çeyrekte yüzde 3,5 arttığını, buna karşılık gayrisafi sabit sermaye oluşumundaki artışın yüzde 0,6 ile sınırlı kaldığını belirten Baran, büyümenin sürdürülebilirliği açısından yatırım cephesinin güçlenmesi gerektiğine dikkat çekti. "Bir ekonominin yarınını yatırım belirler" diyen Baran, hanehalkı tüketiminin arttığı bir dönemde yatırımların sınırlı kalmasının üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu söyledi. Yeni yatırım için de finansman ihtiyacı olduğunu hatırlatan Baran, "Makineye, teknolojiye, yeni üretim kapasitesine ve dijital dönüşüme yapılan yatırımlar gelecekteki üretimimizin, ihracatımızın ve istihdamımızın temelini oluşturuyor. Bu nedenle finansman koşullarının yatırımı destekleyecek bir zemine kavuşması büyük önem taşıyor" dedi. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri grubundaki büyümenin yüzde 0,5 seviyesinde kalmasının da iç talep ve ticari faaliyetteki ılımlı seyrin göstergelerinden biri olduğunu kaydeden Baran, yüksek finansman maliyetlerinin özellikle KOBİ'lerin işletme sermayesi ve yatırım kararları üzerindeki etkisinin devam ettiğini ifade etti.

 

"FİNANSMANA ERİŞİM BÜYÜMENİN ANAHTAR KONULARINDAN BİRİ"

 

Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesinin önemine işaret eden Baran, fiyat istikrarı sağlanmadan kalıcı refahın ve öngörülebilir bir yatırım ortamının oluşamayacağını söyledi. Dezenflasyon sürecinde reel sektörün üretim kapasitesinin korunması gerektiğini de belirten Baran, "İş dünyamızın bugün en önemli gündemlerinden biri finansmana erişim ve finansmanın maliyeti. Özellikle KOBİ'lerimiz yüksek maliyetlerle işletme sermayesi ihtiyacını karşılamaya, üretimini ve istihdamını sürdürmeye çalışıyor. Büyümenin yeniden ivme kazanması için üreticinin yatırım yapabilmesi, ihracatçının yeni pazarlara açılabilmesi, KOBİ'nin işletme sermayesine makul koşullarla ulaşabilmesi gerekiyor. Enflasyonla mücadeleden taviz vermeden reel sektörü destekleyecek seçici ve uygun maliyetli finansman imkânlarının geliştirilmesinin, önümüzdeki dönemde büyümeye önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" diye konuştu.

 

Türkiye ekonomisinin zorlu küresel ve yurt içi koşullara rağmen 24 çeyrektir kesintisiz büyümesinin ülkenin üretim kapasitesi ve girişimci gücünü ortaya koyduğunu belirten Baran, "Önümüzdeki dönemde enflasyondaki gerilemeyle birlikte finansman koşullarının iyileşmesi, yatırımların hızlanması, sanayinin güç kazanması ve ihracatın yeniden ivmelenmesiyle büyümenin daha sağlam bir zemine oturacağına inanıyoruz. Türkiye'nin üretim gücüne, girişimcisine ve potansiyeline güveniyoruz. İş dünyası olarak üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam sağlamaya ve ülkemizin büyümesine katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi.